0312 ... .. ..

ulak@gokboru.org

Türkçülük Davası Savunması

NEJDET SANÇAR’IN 1944 TÜRKÇÜLÜK DAVASI SAVUNMASI

"Beni beraat ettirin demeyeceğim çünkü benim için suç olarak gösterilen şey
 bu toprakları, bu ırkı sevmekten başka birşey değildir. Yurdumu ve ırkımı
 seviyorum, onun içindir ki Türk ırkçısıyım. Bu sevginin manasını anlamayanlara
 sözüm yok. Eğer bu günahsa beni mahkum ediniz. Bu mahkumiyeti övünçle kabul
 ederim, şeref sayarım. Sizden adalet bekliyorum da demeyeceğim çünkü bu mahkeme
 adil değilse, o zaman büsbütün manasızdır. En büyük mahkeme olan tarihin
 huzurunda alnı açık bir Türk oğlu olarak, hiç endişem yok. On ayı doldurmakta
 olan ve büyük kısmı tahta masalarda yatmakla geçen hürriyetsizliğimi, millet
 yolunda çekilmiş, şerefli bir felaket olarak sayıyorum. Duvarlar, ezilmiş
 hayvanların kan lekeleri ve rengini kaybetmiş, köpeklerin bile yatmayacağı pis
 hücrelerde geçen haftalarım içinde bir ışık sızacak kadar küçük deliği olmayan,
 tavanı basık bir inde, hayır bir in değil, mezarda, ışığa güneşe ve hayata
 hasret çekerek geçirdiğim günlerim, uykusuz gecelerim, yarın benim için acı
 fakat övünçlü hatıralarım olacaktır. Bunlardan yılmış değilim. Bilakis
 bahtiyarım. Yuvamın dağıtılmış olmasına, eşimin bir Türk anası olmak şerefini
 kazanacağı günlerde çektiği dayanılması güç ızdırapları ve akıttığı gözyaşlarını
 unutmamış olmama ve bugün hayat kavgasında minimini yavrusuyla tek başına kalmış
 olmasının ruhunda yarattığı fırtınalara rağmen bahtiyarım. Türk'ü sevdim,
 seveceğim. Ama bunun sonunda ızdıraplar varmış, felaketler varmış, hatta
 karşılaşılacak türlü kahpelikler doluymuş. Hepsi kabul! Türk Irkı sağolsun!"

Büyük Türkçü Nejdet SANÇAR